sultan.gif (13499 Byte)

   Çocuklara Allah Bilgisi II

parrot.gif (8578 Byte)

Geçen sayimizda; Allah bilgisinin sevgi motifiyle, Allah korkusununsa 12 - 13 yaslari dolaylarinda yavas yavas verilmesi gerektigini açiklamaya çalistik. Bu yazimizdaysa Allah'i çocuklarimiza nasil ögretebilecegimizi anlatmaya çalisalim.

Çocuklarin ailelerinden ve çevrelerinden sik sik duyduklari ve kendilerinin de zaman zaman tekrar ettikleri, içerisinde Allah (c.c.) lafzi geçen bir takim deyimler vardir. "Allah, kazadan beladan esirgesin", "Allah rizasi için", "Allah sevdigine kavustursun", "Allahaismarladik", "Allah'a sükürler olsun", "Allah yardimcin olsun", "Allah'im sen bana yardim et" gibi.

Çocuklarimizi bu gibi sözler üzerinde düsündürmeli ve kendilerine o dogrultuda sorular yöneltmeliyiz. Yani, çocugun içinde yasadigi hayattan, en yakinindaki örneklerden hareket edebiliriz. Kademeli sorularla okul sonrasi çocuklarin düsünceleri Allah (c.c.) kavrami üzerinde yogunlastirilabilir. Sonra onlarin hemen hepsinin ezbere bildikleri "Ihlas suresi" hatirlatilabilir ve: "Çocuklar namazda okunan ve sizin de bildiginiz Ihlas suresi vardir. Bu surenin anlami nedir, biliyor musunuz?" sorusuyla dikkatler o sureye çekilerek surenin açiklamasina geçilebilir.

"De ki: "O Allah tektir. Allah Samed'dir. Dogurmamistir ve dogurulmamistir. Hiç bir sey O'nun dengi degildir." (Ihlas, 112/1 - 4)

Çocuklar Allah'a inanmak için ilgi, egilim, arayis ve özlemlerini daha küçük yaslardan beri disariya yansitmaktadirlar. Onlar Allah'a inanirlarken itiraz etmeden, kuskulanmadan, nedenini arastirmadan inanmaktadirlar. Ancak surasi ifade edilmelidir ki, çocugun dini inancinin karakteristik özelliklerinden biri de dini gelismenin henüz tam sekillenmemis ve belli prensiplere ulasmamis olmasidir. Buna ragmen çocugun inancinin tabii oldugu da gözden kaçirilmamalidir.

Çocukta kendine yardim edecek ve onu koruyacak "sonsuz bir kuvvet" arayisi vardir. Çocuk sahip oldugu bitmez tükenmez merak duygusuyla henüz isim takamadigi, fakat zamanla ögrenecegi ilahi kuvveti durmadan arar. Çocukta görülen bu arayis ondaki ihtiyacin bir ifadesidir. Zira çocugun bir takim temel ihtiyaçlari vardir. Emniyet, güven, dayanma, korunma, siginma, kabul görme, teslim olma, sevilme bu ihtiyaçlardan en önemli olanlaridir.

Çocuklarin bazi sorulara verdikleri cevaplara bakildiginda onlarin gerek suurlu ve gerek suursuzca olsun, inanmadan yasayamayacaklarini ifade ettikleri görülmektedir. Allah'a inanma istegi genellikle onlarda vazgeçilmez bir istek olarak ortaya çikmakta ve onlar Allah'i gerçek ve kaçinilmaz bir siginak, dayanak ve emniyet kaynagi olarak kabul etmektedirler. Çünkü yasantilari içinde çesitli sinirliliklari ve gerçeklesmeyen isteklerini gören çocuklar, yüce bir kuvvete dua etmeyi kolaylikla kabul etmekte ve dillerinden düsürmedikleri: "Isterdim ki .... ah keske benim olsaydi" gibi cümleler, hemen bir duaya dönüserek "Allah'im ne olur bana .... ver" olabilmektedir.

Okul öncesi dönem çocuklari henüz soyut düsünemediklerinden dolayi, Allah tasavvurlarinin da somut olacagi tabiidir ve kaçinilmazdir. Ayrica çocuklarin Allah kavramini, çevrelerinin ve özellikle ailelerinin kendilerine verdigi biçimde, kendi ruhi güçleriyle isleyerek tasavvur ve idealize etmeye çalistiklari da söylenebilir.

Çocuklarin Allah hakkinda fikir yürütmeye basladiklari dönem 3-4 yas civaridir. Çünkü soru sorma çaginin baslamasiyla çocuk: "Ne, nasil ve neden?" sorulariyla her seyin aslini ögrenmeye çalisacak, bu sorularin bir devami olarak basta: "Allah kimdir, nedir, nasildir, ne kadar büyüktür?" gibi sorularla yaratici gücü aramaya baslayacaktir.

Bu dönem dini dünyaya ilginin altin çagidir. Çünkü merakin merkezi "Allah" kavramidir. Okul öncesi çagdaki çocuklarin zihinlerinde Allah bazen "büyük bir insan", bazen de gökyüzünde oturan "ak sakalli bir dede" olarak sekillenir.

5-6 yaslarindaki çocuklara göre Allah; babasindan da, gördügü daglardan da büyüktür. Hatta ayagi ile bassa bütün mahalleyi kaplayabilir veya denize bassa onun derinligi ayaginin topuklarina bile çikamaz..... Ögrendigi dini kelime ve kavramlari papagan gibi tekrarladigi halde bunlar onun için henüz bir sey ifade etmemektedir.

6 yaslarindan sonra çocuklar kafalarinda tasavvur ettikleri "Yüce kudret"i insanlardan ayirt etmeye baslayacaklardir. Bilhassa Allah'i bir insan gibi tasavvur eden ve O'nu babalari kadar kuvvetli bir varlik olarak tasarlayan çocuklar, babalarinin aciz bir varlik oldugunu ve her seye gücünün yetmedigini yavas yavas idrak edeceklerdir. Böylece onlar Allah'in insanlardan daha farkli ve üstün bir varlik oldugunu anlayacaklardir.

Çocuklarin somut düsünceden, soyut düsünceye geçmeleri için bir süreç gerekmektedir. Duygu, düsünce ve zihni gelisimlerine paralel olarak, onlardaki Allah tasavvuru da zamanla degisecek ve gelisecektir. Ayrica bu sürece anne - babanin da yardimci olmasi, sabirli ve anlayisli davranmasi gerekmektedir.

7 yasindan itibaren çocuklardaki Allah düsüncesi ve tasavvuru bir hayli gelismistir. Bu dönemde çocuklar Allah'in nasil oldugunu kendilerine göre tek kelimelik kisa ifadelerle izah edebilme basarisini gösterebilmektedirler. En azindan Allah'in hem kendilerinin, hem yakinlarinin, hem de diger varliklarin yaraticisi oldugunu ifade edebilmektedirler. Denilebilir ki "7 - 10 yaslari arasindaki yillar çocukta ahlakin istikrarli bir hal almasina yardim edecek olan derin bir dini gelismenin meydana geldigi yillardir.

Dini duygu, istek ve inanç bakimindan kizlarin Allah'i arayislarinin ve O'na siginma arzularinin, erkeklere oranla daha içten ve canli oldugu da tespit edilmistir. Yine arastirmalara göre köylerde, tabiatla bas basa yasayan çocuklarin -kendileri için gerekli olan dini uyarilar yapildigi taktirde- Allah inancinin sehirdeki çocuklara göre daha kuvvetli oldugu görülmüstür.

Kaynak: Meral Özbulur, Vahdet dergisi

@ Ekrem Yolcu

geri.gif (554 Byte)